15 Şubat’ta Londra’da Öcalan konferansı

Birleşik Krallık parlamentosunun üst kanadı olan Lordlar Kamarası Öcalan’ın fikirlerinin tartışıldığı bir günlük konferansa ev sahipliği yaptı.

0
35

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen uluslararası komplonun 20’inci yıldönümüne denk gelen konferans, ‘Ortadoğu krizinin çözümü: Abdullah Öcalan’ın düşünceleri’ başlığı altında yapıldı.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komplo sonucu kaçırılışının yıldönümünde gerçekleşen konferans ‘Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’ tarafından organize edilirken, ev sahipliğini Lordlar Kamarası üyesi Maurice Glassman yaptı.

‘Ortadoğu krizinin çözümü: Abdullah Öcalan’ın düşünceleri’ başlığı altında yapılan konferansta, Demokratik Konfederalizm, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki ulus-devlet krizi, Türk devletinin Türkiye ve Suriye’de Kürt karşıtlığı ve İmralı işkence sistemi gibi alt başlıklar tartışıldı.

Konferansa, aralarında politikacı, akademisyen, milletvekili ve hukukçuların olduğu farklı ülkelerden konuşmacılar katıldı. Dün tüm gün süren konferansın açılış konuşmasını toplantıya ev sahipliği yapan Lord Maurice Glassman yaptı.

Glasman, böylesi bir konferansa katkıda bulunmanın ve ev sahipliği yapmanın onur verici olduğunu belirtti. Glasman şöyle konuştu: “Lordalar Kamarası’nda, ilk defa Abdullah Öcalan ile ilgili tüm gün sürecek etkinliğini burada düzenlemiş olacağız ve umarım bu konferans daha fazlasına yol açar.

Demokratik Konfederalizm fikri her açıdan çok önemlidir. Yerellerin kendilerini yönetmesi perspektifi gerçekten yapılabilirlik anlamında gerçekçi ve ön açıcı duruyor. Bugün tüm gün boyunca Öcalan’ın fikirlerini ve düşünceleri öğreneceğiz, tartışacağız.’’

“Ortadoğu’daki politik, siyasi ve toplumsal krize alternatif: Demokratik Konfederalizm. Türkiye, Suriye, Irak ve İran örneklerinde Ortadoğu’daki ulus devlet krizi’ başlığı altında yapılan ilk oturumda HDP milletvekili Hişyar Özsoy, Mehri Rezai, Dr. Rebwar Raşid ve Ilham Ahmed birer sunum yaptı.

ÖZSOY: TECRİT KÜRT HALKINA KARŞI UYGULANAN POLİTİKAYI SİMGELİYOR

100 gündür açlık grevi direnişinde olan DTK Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven’i selamlayarak konuşmasına başlayan HDP Milletvekili Hişyar Özsoy, “Sayın Öcalan’a uygulanan bu tecrit, Kürtlere karşı uygulanan politikayı simgelemesi açısından oldukça önemli. Hapishanelerde şu anda çok büyük oranda politikacı, gazeteci ve politik aktivist bulunuyor. Yine, son yıllarda çok sayıda Kürt kendi yakılıp, yıkıldı. Bizler HDP ve Kürt halkı olarak direnişimizi sürdürüyor. Bizler inadına direnme ve inadına yaşamayı çok iyi öğrendik” dedi.

RAŞİD: TOPLUMSAL SORUNLAR ÖCALAN’IN ÖNERİLERİ İLE ÇÖZÜLEBİLİR

Akademisyen Dr. Rebwar Raşid de Öcalan’ın düşüncelerinin arka planını anlamak için öncelikli olarak Sykes-Picot anlaşması ve bunun Ortadoğu’da yaptığı tahribatın boyutunun anlaşılması gerektiğini vurguladı.

REZAİ: MERKEZİ YÖNETİMLER KAYBEDECEK

Ortadoğu’daki halklar eşit ve özgür bir şekilde Öcalan’ın önerdiği Demokratik Konfederal sistem içerisinde beraber yaşayabileceklerini belirten KNK üyesi Mehri Rezai, “Doğu Kürdistan’da İran tarafından döşenmiş 26 milyon mayın var. Bu İran’ın Kürtlere karşı ‘güvenlikçi’ politikalarının bir sonucudur. İşte tam da bu noktada Demokratik Konfederalizmi savunmak bir ahlak meselesidir. Hayatın her alanındaki toplumsal sorunlar, Öcalan’ın projesiyle çözülebilir” dedi.

EHMED: ÖCALAN’IN PROJESİ BİR ÇÖZÜM DİNAMİĞİDİR

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı İlham Ehmed de şöyle konuştu: “Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm projesi, bir çözüm dinamiğidir. Ortadoğu’da Türkiye, İran, Suriye, Irak ve diğer ulus devletler sorunlar karşısında çözüm olmak yerine bizzat sorunun kendisi oldu.”

OWEN: ÖCALAN TÜM KADINLARIN HAKLARINI SAVUNUYOR

Kürt kadın hareketinin bakış açısı jineoloji” başlıklı oturumda konuşan insan hakları aktivisti Margaret Owen da, Öcalan ile Mandela arasındaki benzerliğe işaret ederek, “Günümüzün Mandela’sı Abdullah Öcalan 20 yıldır tam bir tecrit durumu yaşıyor” dedi.

DİRİK: KÜRT KADINLARI HEBÛN’DAN XWEBÛN’A GEÇİŞ YAPTI

Akademisyen Dilar Dirik, Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesinin tarihi hakkında bilgi vererek şunları belirtti: “Amed zindanı işkenceleri döneminde Kürt kadınları ilk defa bir otonom yapı girişiminde bulundu ve bu PKK kurucularından Sakine Cansız öncülüğünde oldu. Kürt kadınları Hebûn’dan Xwebûn’a yolculuğunu halen yaşamakta ve şu an Xwebûn aşamasında emin adımlarla ilerlemekte.”

HADJİ: KENDİMİ TANIMAMDA ÖCALAN ÖNCÜ GÜÇ

Jineolojiyle ilgili konuşmasına geçmeden önce Leyla Güven’in direnişini selamlayan Lave Hadji, “Bu eylemin sebebini biliyorum ve diasporada yaşayan Güney Kürdistanlı bir kadın olarak bunun önemini çok iyi biliyorum. Öcalan kendimi bir Kürt kadın olarak tekrar tanımamda öncü güç olmuştur” dedi.

Konferans “Türk devletinin Türkiye’deki ve Suriye’deki Kürtlere karşı politikası; Öcalan’ın demokratik Ortadoğu projesi” başlıklı oturum ile devam etti.

UDO STEINBACH: TÜRİKYE’NİN CAN ALICI SORUNU

Oturumda ilk söz alan Prof. Udo Steinbach, Öcalan ile Ağustos 1994’te Suriye’de görüştüğünü anlattı. Kürt sorununun Türkiye’nin en can alıcı sorunu olduğunu vurgulayan Steinbach, “Haziran 2015 seçimlerinden sonra strateji değişikliğine gitti. Bu aşamadan sonra tamamen savaş perspektifli bir politikayı uygulamaya koydu. O zamandan sonra Erdoğan her sıkıştığında Kürtlere karşı bir savaş geliştirme refleksine sarıldı” dedi.

GREABER: TÜRK DEVLETİNİN SUÇLARINA BATI SESSİZ

Türk devletinin insan hakları ihlallerine ve Kürtlere karşı saldırılarına batılı devletlerin sessiz kaldığını belirten Profesör David Greaber, Erdoğan’ın mültecileri koz olarak kullandığını ifade etti.

CHRIS HAZZARD: ULUSLARARASI KAMUOYU SERYETMEYE DEVAM EDİYOR

Sinn Fein’in milletvekili Chiris Hazzard, tecride karşı uluslararası kamuoyunun seyirci kaldığını belirterek Rojava devriminin önemine dikkat çekti. Uluslararası kamuoyunun 20’inci yılına girmiş İmralı tecridini seyretmeye devam ettiğini vurguladı. Hazzard, Türk devletine Güven’in taleplerini yerine getirme ve gereğini yerine getirme çağrısı da yaptı.

EBRAHİM: TÜRK DEVLETİ BARIŞ GÖRÜŞMELERİNE CİDDİ YAKLAŞMADI

Güney Afrikalı siyasetçi Ebrahim İsmail Ebrahim konuşmasına tutsak devrimcilere ve açlık grevindeki direnişçileri selamlayarak konuşmasına başladı.

“Öcalan’ın yakalanmasında uluslararası değişik güçlerin muhataplığı vardır, bu güçler statükonun sürmesinden yanaydılar ve bunu böyle planladılar. Türk devleti barış görüşmelerine asla ciddiyetle yaklaşmadı” diyen Ebrahim konuşmasını Nelson Mandela’nın, “Hiç bir problem çözülemeyecek kadar derin değildir” sözü ile bitirdi.

//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Bir Cevap Yazın