AP’de Kürt konferansı: Türkiye’de anayasasızlık hakim!

Avrupa Parlamentosu’nda 15’inci Kürt konferansının ilk oturumunda insan hakları savunucuları konuştu. İHD yetkilileri Türkiye’deki hak hakları durumunu ortaya koyarak, Türkiye’nin kanun devleti olmak vasfını yitirdiğini kaydetti.

0
21

İki günlük konferansın ilk paneli “Hukuk devletinden yoksun bir devlet olarak Türkiye” başlığı altında yapıldı.

Panelde insan hakları savunucusu Akın Birdal, İHD İstanbul şubesi eş başkanı Gülseren Yoleri, İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, Öcalan’ın avukatı İbrahim Bilmez, Almanya’dan Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları için Hukukçular Birliği (ELDH) Genel Sekreteri Thomas Schmidt, İtalya’dan Daimi Halk Mahkemesi Genel Sekreteri Gianni Tognoni, panelde konuşmacı olarak yer aldı.

AKIN BİRDAL: TÜRKİYE CEZAEVİNE DÖNÜŞTÜ

Konferansın moderatörlüğünü yapan insan hakları savunucusu Akın Birdal, hem Türkiye hem de dünyadaki insan hakları durumuna dikkat çekti. Birdal Kürt sorununun geldiği düzeye ilişkin, “Kürt sorunu yerelde çözülecek bir sorundu, ama çözümsüzlüğü bölgesel soruna dönüştürdü, bu da uluslararası soruna dönüştü. Zamana yayılması iyileşmesini daha da zorlaştırmaktadır” dedi.

Dünyadaki hak ihlalleri, açlık, savaşlar ve faşist iktidarlardan örnekler veren Birdal, “Dünyanın şirazesi çıktı” dedi. Türkiye için ise “cezaevine dönüştü” diyen Birdal, 264 bin tutuklu ve hükümlünün cezaevlerinde olduğunu hatırlattı.

YOLERİ: HERKES İŞKENCE RİSKİ ALTINDA BULUNUYOR

İHD İstanbul şubesi eş başkanı Gülseren Yoleri, Türkiye’deki hak ihlallerini anlattı. Yoleri, “Türkiye’de her zaman işkence vardı, ama son yıllarda farklı boyutlara ulaştı. Sanki, 80’lerdeki klasik işkence aletlerini saklamışlar ve yeniden kullanmaya başlamışlar gibi anlatımlarla karşılaştık” dedi. Türkiye’de sokaktaki herkesin işkenceye maruz kalma riski olduğunu belirten Yoleri, kadın cinayetlerine de dikkat çekerek, cinayetlerde de önemli bir artış görüldüğünü kaydetti. Bundan hükümet politikalarının rolünün olduğunu söyleyen Yoleri, ayrıca Türkiye’de 2 milyon çalışan çocuğun olduğunu ve büyük çoğunluğunun kayıt dışı olduğunu kaydetti. Yoleri, bunların yüzde 53’ünün hiç eğitime erişemediğini belirtirken, Türkiye’nin Avrupa’da çocuk yoksulluğu konusunda en arka sırada yer aldığını dile getirdi.

TÜRKİYE HUKUK DIŞINA ÇIKTI

Yoleri, çocuk evlilikleri, cezaevlerindeki çocuklar ve mülteci sorunu gibi çok sayıda sorun olduğunu da sözlerine eklerken, hükümetin AİHM’in verdiği Demirtaş kararına da işaret ederek “Türkiye’de ciddi bir anayasasızlık hakim” dedi. Türkiye’nin huhuk dışına çıktığını belirten Yoleri, hukuksuz tutuklamalar, Cumartesi Anneleri’nin eylemlerinin yasaklanması, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik baskılar, tutuklu gazeteciler ve gözaltı süreleri gibi bir dizi sorun sıraladı.

TÜRKDOĞAN: 800 BİN KİŞİNİN ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANDI

Üçüncü konuşmacı İHD Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Zulme karşı direnmek her zaman haktır” diyerek sözlerine başladı. Türkdoğan, cezaevlerindeki duruma ilişkin bilgi verdi. Cezaevlerinde 211 bin kişilik yer olduğunu ama 260 bin kişinin tutuklu olduğunu ve bir çok cezaevinde tutukluların uyumak için sıra beklediğini anlatan Türkdoğan, bir de her an cezaevine girme riski olan denetimli serbestlikten yararlananlara dikkat çekti. Toplamda 800 bin dolayında kişinin özgürlüğünün kısıtlandığını belirten Türkdoğan, “Bu da çok ciddi bir otoriter yönetim olduğunu gösteriyor” dedi.

ANAYASASIZLIK VAR, İNSAN HAKLARI ARAÇSALLAŞTI

Öcalan’ın durumuna da dikkat çeken Türkdoğan, İmralı’da uygulanan tecridin Türkiye’nin geneline yayıldığını, ancak Öcalan’a yönelik uygulamanın tecridi aşan bir durum olduğunu söyledi. F Tipi hapishanelerdeki durumu anlatan Türkdoğan, “Türkiye’nin kendi kanunları uygulamıyor, mahkemeler buna seyirci kalıyor (…) kanun devleti olma vasfı kalmadı, anayasasızlık denilen durum bu. Bir ülke kendi kanunlarını da uygulamıyorsa, orada ciddi bir keyfi uygulama vardır. İnsan hakları araçsallaştı” dedi.

İMRALI’DAKİ SORUN ÇÖZÜLMEZSE DİĞER CEZAEVLERİNDEKİ SORUNLAR DA ÇÖZÜLEMEZ

HDP’li tutsak vekil Leyla Güven’in Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sona ermesi için başlattığı açlık grevine değinen Türkdoğan, “Bir ülke sadece kendi kanununu uygulamadığı için, bir milletvekili açlık grevi yapıyorsa gerçekten söylenecek bir şey yoktur” dedi.

Türkdoğan, İşkenceyi Önleme Komitesi CPT’nin neden İmralı’ya gitmediğini sorgulayarak, “Sorunu en ağır olduğu yere dikkat çekmek zorundayız. Eğer İmralı’daki sorun çözülemezse, diğer cezaevlerindeki sorunları çözüleceğine inanmıyorum” dedi.

AV. BİLMEZ: İMRALI’DA MUTLAK TECRİT VAR

Panelin ikinci moderatörü avukat Heike Geisweid, bir sonraki sözü Asrın Hukuk Bürosu’ndan Öcalan’ın avukatı İbrahim Bilmez’e verdi. Bilmez, İmralı’da her şeyin daha kötüye gittiğini belirterek, “Türkiye artık bir hukuk devleti değil, bir kanun devleti de değil” dedi. Bütün yaşananların Öcalan’a yaklaşımla bağlantısı olduğunu ifade eden Bilmez, “İmralı’daki hukuksuzluklar 99’daki komplo ile başladı” dedi. Bilmez, ne Öcalan’ın yakalanma koşulları ne de kurulan mahkemelerin adil ve hukuki olmadığını belirtti. “Şu anda İmralı’da her şey daha kötü” diyen Bilmez, Öcalan’ın yıllardır hiç kimseyle görüştürülmediğini belirtti. Bilmez, “İmralı’da mutlak bir tecrit var” diyerek hiçbir iletişim kanalının olmadığını söyledi. Bilmez, “İmralı’da hukuk yok, hukuksuzluk var” diye noktaladı.

Avukat Bilmez, Avrupa kurumlarının daha cesur davranmasını isteyerek, “Türkiye’ye eleştiri yapılacaksa, zamanında yapılmalı. Yoksa AKP ve liderinin inşa etmek istediği sistemi inşa ettikten sonra, söylenecek sözlerin bir anlamı kalmayacak” dedi.

Almanya’dan Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları için Hukukçular Birliği (ELDH) Genel Sekreteri Thomas Schmidt, Türkiye ve Avrupa Birliği’ne güçlü bir sinyal göndermek istediklerini belirtti. Schmidt, Avrupa Adalet Divanı’nın PKK’ye ilişkin aldığı karara dikkat çekerek “AB neden bu kararı dikkate almıyor?” diye sordu. Schmidt, Türkiye’deki hukuk ihlallerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İtalya’dan Daimi Halklar Mahkemesi Genel Sekreteri Gianni Tognoni, Daimi Halklar Mahkemesi’nin işleyişine ilişkin bilgi verdi. Erdoğan için “diktatör” tanımını kullanan Tognoni, Kürtler konusunda özerkliğin tanınması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Avrupa için jeopolitik bir sorun oldu. Ama kimse burada yaşananlar için bir sorun yaratmıyor” dedi.

Bir Cevap Yazın