Cumartesi Anneleri, polis ablukasına rağmen buluştu

AKP rejimi, Cumartesi Anneleri'nin eylemini bugün de engellemek istedi. Baskıya rağmen açıklama yapan anneler, Abdülmecit Baskın’ın hikâyesini paylaştı.

0
31

Gözaltında kaybedilen yakınlarını akıbetini sormak ve faillerden hesap sormak için 705’inci kez Galatasaray Lisesi önüne yürümek isteyen Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucularına polis İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde engel oldu. Kalkanlarla Cumartesi Anneleri’nin önünü kesen polis, basın mensuplarının da görüntü almasını engelledi.

‘SOKAKTA İŞKENCEYE TABİ TUTULUYORUZ’

Polisin baskısına rağmen açıklama yapıldı. Grup adına açıklamayı Cumartesi İnsanları’ndan Besna Tosun yaptı. Tosun, Cumartesi Anneleri’nin eyleminin 6’ncı kez engellendiğini belirterek, bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu söyledi. Gözaltında kaybedilişinin 25’inci yılında Abdülmecit Baskın’ın akıbetini soran Tosun, “AİHS’in her türlü kötü muameleyi yasaklayan 3. Maddesi, Anayasa’nın 17. Maddesi’nde ve Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine aykırı bir biçimde sokakta işkenceye tabi tutuluyoruz” dedi.

ABDÜLMECİT BASKIN’IN HİKÂYESİ

Tosun, Baskın’ın hikayesine değinerek, şunları söyledi:

“41 yaşında 3 çocuk babası olan Abdülmecit Baskın, Ankara Altındağ Nüfus Müdürüydü. 2 Kasım 1993 tarihinde Ankara’da kendilerini polis olarak tanıtan, polis yelekli, telsizli bir ekip tarafından gözaltına alındı. 2 gün sonra cansız bedeni, Ankara Gölbaşı mevkiinde bir köylü tarafından bulundu. Abdülmecit, Milli İstihbarat Teşkilatı Genel Koordine Merkezi’ne 200 metre mesafedeki metruk bir binanın arkasında elleri arkadan bağlanmış ve ateşli silahla vurularak öldürülmüştü.”

Tosun, ailenin tüm başvurularının etkin bir soruşturma yapılmadan “kovuşturmaya yer olmadığı” kararıyla sonuçsuz bırakıldığını söylerken, şöyle devam etti: “26 Mart 2011 tarihinde özel harekât polisi Ayhan Çarkın, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği ifadede; 1993 yılında Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin’in emriyle, Abdülmecit Baskın’ı gözaltına aldıklarını ve Abdülmecit Baskın’ın Ziya Bandırmalıoğlu ile Ayhan Akçay tarafından öldürüldüğünü detaylarıyla anlattı. Ayhan Çarkın’ın anlattıkları, olay yeri tutanakları ile karşılaştırıldı. İfadeler ile yer gösterme tutanaklarının ‘örtüştüğü’ savcılık dosyasına eklendi.”

Tosun, 2011 yılında Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada bugüne kadar hiçbir ilerleme kaydedilmediğine, mahkemenin aile avukatlarının taleplerini geri çevirirken sanıklar için “can güvenlikleri olmadığı” gerekçesiyle duruşmadan vareste kararı verdiğine dikkat çekti. Tosun, son olarak, “Abdülmecit Baskın’ın gözaltına alınışının 25. yılında adil bir yargılama sonucunda dava dosyasında isimleri bulunan sanıkların cezalandırılmalarını istiyoruz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından Cumartesi Annesi Hanife Yıldız, “Bu nasıl bir adalet” diye sorarak, isyan etti.

 

Bir Cevap Yazın