Hiso: Tutumumuz net; sonuna kadar direneceğiz

PYD Eşbaşkanı Ayşe Hiso, Erdoğan'ın Rojava'ya yönelik tehditlerine tepki göstererek, Türkiye'nin Rojava'ya saldırması durumunda sonuna kadar direneceklerini söyledi.

0
19

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Ayşe Hiso, ANF’ye değerlendirmelerde bulundu…

Erdoğan’ın Rojava’daki demokratik özerliğe karşı düşmanlık yaptığını söyleyen Hiso, 2011’den bu güne kadar Türk devletinin Erdoğan’ın öncülüğünde Suriye’nin iç işlerine karıştırdığından beri ülkedeki durumun daha karmaşık hale geldiğini belirtti.

Erdoğan’ın gerici ve halk düşmanı Özgür Suriye Ordusu ve DAİŞ artığı çetelerle Suriye’de işbirliği yapmasının arkasında Osmanlı İmparatorluğu’nun yeniden diriltilmesi hedefinin yattığını söyleyen Hiso, “Ama şimdi Erdoğan’ın daha önce işbirliği yaptığı bu çeteleri teker teker sattığını görüyoruz” dedi.

Hiso, Türkiye’nin amacının Kürt, Arap, Asuri-Süryani, Türkmen ve diğer azınlıkların birlikte oluşturdukları eşitlikçi sistemi ortadan kaldırmak istediğini söyleyerek, şunları belirtti:

“DAİŞ yenilmeden önce DAİŞ’ın en büyük destekçisinin Türk devleti olduğunu herkes biliyordu. Özellikle bu Kobanê direnişi sırasında çok açıktı. Türk devletinin asıl hedefi Rojava’daki demokratik özerklik projesidir. Onun için Efrîn’e saldırdı. Bizim projemiz Batı Kürdistan’la sınırlı değil. Biz demokratik bir Suriye için mücadele ediyoruz. Eğer bunu Suriye’de başarırsak Erdoğan’ın ve Türkiye’nin projesi boşa çıkacak. Erdoğan’ın hayali Misak-ı Milli sınırlarını yeniden yaşama geçirmek. Şu anda Suriye topraklarında DAİŞ yenilmiştir. Türkiye’nin izlediği siyaset bizim için yeni bir şey değil. Onların amacının bizim projemize karşı savaşmak olduğunu biliyoruz. Tutumumuz oldukça nettir. Projemizi savunacağız. Türkiye Suriye topraklarını, Efrîn, İdlib, Cerablus, Bab, Ezaz’ı işgal etmiştir. Suriye’de bulunması ve orada yaptıkları hiçbir biçimde meşru değildir.”

‘ERDOĞAN, DAİŞ’İN YENİLDİĞİ BÖLGELERE SALDIRMAK İSTİYOR’

Yerel seçimlerde Erdoğan’ın büyük bir darbe yediğini söyleyen  Hiso, “Erdoğan ve AKP’nin hayalleri suya düştü. Bu nedenle büyük bir krize girdi. Türkiye Nato üyesidir. Nato’nun ikinci büyük ordusuna sahiptir. Bu nedenle Rusya’ya çok taviz veriyor. Rusya’yla ilişkisi sadece bize karşı savaşmak içindir. Türkiye’nin S-400  füzelerini alması yasak olduğu halde Rusya’yla anlaşma imzaladı. Bu satın alma Rojava için yapıldı. Birkaç gün önce Rusya’da yaptığı açıklamalarda bunu açıkça ortaya koydu. ‘Benim sınır güvenliğim tehlike altında’ dedi. Orada terör olduğu için Suriye topraklarını işgal etme hakkı olduğunu öne sürdü. Herkes biliyor ki Erdoğan’ın şimdi saldırmak istediği yerlerde DAİŞ vardı. Erdoğan şimdi DAİŞ’ın yenildiği bölgelere saldırmak istiyor” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE İŞGAL ETTİĞİ YERLERDE DAİŞ’LE İŞBİRLİĞİ YAPIYOR’

Türkiye’nin hem iç hem de dış politikada büyük bir açmaza düştüğünü söyleyen Hiso, şu değerlendirmeleri yaptı:

“İçte çok büyük ekonomik ve siyasi sorunları var. Dışarıda da uluslararası arenada siyaseti büyük bir krize girdi. Bu nedenle bizim projemizi tehdit ederek kendi halkına ayakta olduğunu göstermeye çalışıyor. Türkiye’nin siyaseti Suriye’ye karıştığından bu yana bataklıktadır. Tek amacı Suriye’de demokratik yapıyı ortadan kaldırmaktır. Şu anda Türkiye’nin işgal ettiği topraklarda herkes El Nusra’nın olduğunu biliyor. Oradaki çeteler dünyaya karşı bir tehdit oluşturuyor. Daha önceleri DAİŞ’çiler Türkiye’den Suriye’ye geliyordu. Şimdi o çeteler oralardan nasıl çıkacak? Türkiye üzerinden mi çıkış yapacaklar? Baxoz savaşının sonlarına doğru Efrîn ve İdlib’deki çeteler videoya kaydettikleri açıklamayı yayınladı. Bizim kardeşlerimiz gavurların eliyle Baxoz’da öldürülüyor,onun için kardeşlerimizi desteklememiz gerekir dediler. Bu Türkiye’nin işgal ettiği topraklardaki çetelerin DAİŞ ile işbirliği yaptığını gösteriyor. Erdoğan  siyasette yenildiğinde özellikle de bu seçimlerde darbe yediğinde savaşması için elinde kart kalmadı. Bu nedenle tehdit ediyor. Saldırma için çabaları var. DSG geçtiğimiz günlerdeTürkiye’nin işgal ettiği toprakları terk etmesini istedi. Efrîn’den çekilmesi durumunda Özgür Suriye Ordusu ile görüşmeye hazır olduğunu açıkladı. Türkiye iç ve dış siyasette kaybetti. Türkiye’de büyük bir tehlike var. Binlerce HDP’li cezaevlerinde. Uluslararası medyada AKP’ye yönelik bir tepki var. Halk baskı altında. AKP’nin büyük şehirleri kaybetmesi bunun bir göstergesidir.”

‘TÜRKLEŞTİRME SİYASETİ YÜRÜTÜYOR’

Hiso, konuşmasının devamında şunları kaydetti: 

“Şu an Suriye muhalefi ile durumu da belli değil. Rusya İdlib’deki sorunun çözümü için Türkiye’ye baskı yapıyor. Erdoğan İdlib’deki varlığını nasıl sürdürecek? Erdoğan çeteleri nereye taşıyacağını bilemiyor. Yeni Bir Guta durumu mu ortaya çıkacak? Tehditler savurarak güçlü olduğunu göstermeye çalışıyor. Bu nedele biz, kendi çizgimizi ve projemizi savunmakta ısrarlıyız. Türkiye’nin Suriye’deki amacı Kürtlere soykırım yapmaktır. Bu Efrîn’de açık olarak görüldü. Orada demografik yapıda değişim oldu. Kürtleri oralardan sürüyor yerlerine kendisine yakın Arapları yerleştiriyor. İşgal ettiği bölgelerde Türkleştirme siyaseti yürütüyor. Kendisina ait olmayan topraklarda okullarda Türkçe eğitim yaptırılıyor. Bizim oradaki projemiz bütün inanç ve etnik kökenden halkları temsil ediyordu. Şu sıralar Türkiye yeniden Rusya ile diyalog içinde. Projemizi yok etmek istiyor ama biz projemizi savunmada kararlıyız. Demokratik bir Suriye’nin inşası için çalışıyoruz. Tüm dünyanın SDG’nin fedakarlığını görmesi gerekir. DAİŞ sadece Rojava ve Suriye’ye yönelik bir tehdit değil aynı zamanda dünyaya yönelik bir tehdit oluşturduğu için tüm dünya QSD’ye borçludur.”

‘EFRÎN HALKI TÜRKİYE’NİN İŞGALİNİ KABUL ETMİYOR’

Efrîn’in işgali sırasında tüm dünyanın sessiz kaldığını ve Türk devletinin katliamlarını görmezden geldiğini söyleyen Hiso, şöyle devam etti:

“Uluslararası bir destek olmasaydı Erdoğan Efrîn’i işgal edemezdi. Ama Rojava’daki durum şimdi Efrîn’dekine benzemiyor. Ayrıca  Efrîn’de Türkiye’nin  projesi  tümüyle iflas etti. Bu Şehba’da direnen halkın sayesinde oldu. Şehba’da halk kendi topraklarını özgürleştirmek için kesintisiz direniyor. Türkiye’nin işgalini kabul etmiyor. YPG/YPJ, Efrîn’i özgürleştirme güçleri işgale karşı savaşıyor. İçeride aralıksız eylemler yapıyor. Özellikle de Efrîn’in kadınları işgali asla kabul etmiyor. Biz kendi  çizgimizde ısrarcıyız. Suriye’de sorun tıkanma aşamasına gelmiştir. Bu nedenle bir diyalog sürecinin başlamasının zorunlu olduğunu düşünüyoruz.

‘DİYALOG BAŞLAMALI, ÇÖZÜM SURİYE’NİN İÇİNDE SAĞLANMALI’

Tüm taraflarla Suriye rejimi ve muhaliflerle diyalog süreci başlatılmalı. Çözüm Suriye’nin dşında değil içinde sağlanmalı. Halkı katledenler bu diyalog sürecinin dışında bırakılmalı. Bir çözüm üretmek zorundayız. Cenevre ve Astana görüşmeleri sorunları çözmedi. Suriye’nin durumu artık netleşmek zorunda. Suriye’de halka karşı suç işlemeyen tüm güçler arasında bir diyalog başlamalı.”

Rejimin Kürtlere ve diğer azınlık halklara olan yaklaşımını değiştirmediğini söyleyen Hiso, “Esat rejimi 2011 öncesine dönmek istiyor. Sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Bu da bizler açısından mümkün değil. Rejim görüşlerini değiştirmek zorunda. Rojava  ve Suriye’deki değişimleri objektif bir şekilde görmek zorunda. Şu anda Suriye’de en başarılı politika bizim politikamızdır” diye belirtti.

‘SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ’

Türkiye’nin Rojava’ya saldırması durumunda sonuna kadar direneceklerini söyleyen Hiso, “Hepimizi soykırımdan geçiremez. Öz savunma bizim temel ilkemizdir. Biz Türkiye’ye tehdit oluşturmuyoruz. Tam tersine Türk devleti Kürtlere yönelik bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle saldırılar karşısında kendimizi savunmamız meşrudur. Demokratik bir Suriye’yi kurmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. QSD’ye layık olmak için bunu yapacağız.” dedi.

//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Bir Cevap Yazın