DTK ve HDK toplantısının sonuç bildirgesi  

Amed'de geçtiğimiz günlerde yapılan DTK ve HDK bileşenlerinin toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, yeni dönemde gençlik ruhuna dönüleceği, 'beklenmeyeceği', inisiyatif alınacağı vurgulandı.

0
25

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) Kürdistan bileşenleri, 4-5 Eylül günlerinde Amed’de yaptıkları iki günlük toplantının sonuç bildirgesini açıkladı.

Bildirgede, Ortadoğu ve Kürdistan’daki saldırılarda Kürt dinamiğinin hedef alındığına dikkat çekilerek, “Sayın Öcalan’a yönelik İmralı’da geliştirilen mutlak tecrit koşulları, saldırı konseptinin hedeflerini ortaya koymaktadır. Öcalan’ın demokratik çözüm, kadın özgürlükçü ve alternatif sunan düşüncelerinin toplumla buluşması engellenmeye, başta kadınlar olmak üzere halklar bu düşünce yapısından yoksun bırakılmaya çalışılmaktadır” denildi.

‘AKP KÜRDİSTAN’I FETHETMEK İÇİN GÖREVLENDİRİLDİ’

AKP’nin özel olarak Kürdistan’ı yeniden fethetmek, toplumsal mücadeleleri sekteye uğratmakla görevlendirildiğinin vurgulandığı bildirgede, “Derin devlet ve gladyo unsurlarının, kurulu düzen güçlerinin AKP etrafında kümelenmelerinin nedeni AKP’ye verilen bu görevle ilgilidir. (…) Çıkarılan orman yangınları, cenazelere yönelik saldırılar, taziyelere izin verilmemesi bu soykırımın boyutlanmış halini göstermektedir” diye kaydedildi.

‘TOPLUM DOĞRU BİR ÖNCÜLÜK BEKLİYOR’

AKP ve dayandığı düzenin en zayıf dönemini yaşadığının belirtildiği bildirgede, şöyle denildi: “Toplumun AKP’nin politikalarına, kötülüğe, baskıya ve otoriteye destek verdiği söylemi iktidarın manipülasyondur. Halklar doğru bir öncülük, doğru bir mücadele çizgisi ve perspektifi beklemektedir. Faşizm süreçleri yarattığı acılarla birlikte tarihsel dönüşümlerin yaşandığı süreçlerdir. Günümüz baskı ve faşizm döneminin davet ettiği, devrim çağıdır. Faşizmin uzayıp uzamaması, toplumsal öncülüğün nasıl gelişeceğine bağlıdır.”

‘EN ÇOK SALDIRI KADINLARA’

Bildirgede, faşizmin en çok saldırı ve baskı altında tutmaya çalıştığı toplumsal kesimin kadın hareketi olduğu belirtilirken, “Kadın kurtuluş ideolojisi ekseninde siyaseti dönüştürmek demokratik siyasetin öznelerinin temel görevidir” vurgusu yapıldı.

‘TECRİTLE MÜCADELEDE TAVİZ VERİLEMEZ’

“Demokratik siyasetimizin öncülük modeli bellidir; Mehmet Tunç ve Asya Yüksel’in çizgisi yüzümüzü döndüğümüz hakikattir” mesajının verildiği bildirgede, tecride değinilerek, şöyle devam edildi:

“Tecrit, uygulama görevi AKP’ye verilmiş uluslararası bir saldırıdır. Tecridi anlamlandıramama, doğru yol ve yöntemlerle mücadele geliştirememe, durumu kabullenme, alışma hali sistemin ideolojik saldırılarına karşı toplumu savunmasız bırakmaktadır. Öcalan’a yönelik saldırı, Öcalan’ın demokratik toplum paradigmasının temsilcisi olmasından kaynaklıdır. Dolayısıyla, İmralı tecridiyle mücadele, toplumun alternatif düşünce kaynaklarıyla buluşmasının tartışmasız, tavizsiz gereğidir.”

‘BEKLEMEMELİ, İNİSİYATİF ALINMALI’

İttifakların önemine işaret edilen bildirgede, kadın hareketleri, sosyalist ve sol demokratlar başta olmak üzere demokrasi güçleriyle Kürt halkının demokrasi ve özgürlük güçlerinin bir araya gelmesinin, sistemin en büyük korkusu olduğu ifade edildi.

Yeni dönemdeki mücadelenin, “bekle gör” tarzını değil sorumluluk ve inisiyatif almayı gerekli kıldığının belirtildiği bildirgede, şu hususlara da değinildi:

“Faşizme karşı mücadeleyi büyütmenin yolu, toplumun demokratik örgütlenmesini büyütmekten geçmektedir. Merkeziyetçi anlayışa karşı, toplumu köy, mahalle, kasaba ve kentlerde yeniden örgütleme ve halkı demokratik siyasete doğrudan katma hamlesini başlatmak en acil görevdir.

‘YEREL SEÇİMLER HESAPLAŞMA SÜRECİ’

Siyasetimiz, halkla buluşmayı sadece seçim süreciyle sınırlandıran yaklaşımları reddeder. Seçimler, mücadele süreçlerinden biridir. Toplumla daha fazla buluşma vesilesidir. Yerel Seçimler bizim için kayyım rejimi, iradeyi tanımama saldırılarıyla hesaplaşma sürecidir. Mesele, sadece belediyelerimizin gasp edilmesi, iktidarın kendi alanını genişletmesi değildir. Bu, halklarımızın kendi kendisini yönetmesine yönelik esaslı bir saldırıdır. Bu saldırı aynı zamanda, Türkiye genelinde merkezileşmeyi tekçiliği ve cinsiyetçiliği yaratan yeni rejimin inşa edilmesi önünde engel olarak görülen yerel demokrasinin tasfiye edilmesidir. O halde hedefimiz kazanacağımız belediye sayısının yanı sıra; kadın özgürlükçü, ekolojik, farklı dil ve kültürlerle yerel demokrasiyi yeniden inşa ederek, merkezileşmeyi, otoriterleşmeyi, cinsiyetçiliği ve tekçiliği aşmaktır. Halklar yeniden kendi kendisini yönetecek mekanizmaları kuracaktır.

‘GENÇLİK RUHUNA DÖNÜLECEK’

Gençliğin dinamizmi ve değişimci ruhu üzerinden kendisini var eden siyasetimiz yeniden gençlik ruhuna dönmeyi dönem yönelimi olarak belirlemiştir. Gençlik, kadınlarla birlikte demokratik siyasetin öncüsüdür ve her kritik koşulda bu görevini ve rolünü yerine getirmiştir.

Yeni dönemde başta kadınlar ve gençler olmak üzere, değişim isteyen, demokrasiden yana olan, halkların eşitlik ve özgürlük taleplerini kabul eden herkes ile doğru ilkelerde buluşmaya hazırız. Ulusal Birlik, Demokratik Ulus projeleri esas yönelimlerimizdir ve toplantı bileşenimiz faşizm koşullarından Demokratik Cumhuriyeti yaratarak çıkma çağrısı yapmaktadır. Gelişmeler, ulusal birliği zorunlu hale getirmektedir ve bunu yaratmanın olanakları her zamankinden daha fazladır. Kürt halkı, her türlü farklılığına rağmen bir araya gelerek, ulusal birlik ruhuyla, kayyımlar üzerinden geliştirilen ‘yeniden fethetme, yeniden işgal’ girişimlerine karşı koyacak bir birlik geliştirme olgunluğundadır.”

 

Bir Cevap Yazın