Elazığ T Tipi’ndeki tutsaklar: Burada saldırı ve baskı var

Elazığ T Tipi Cezaevi'nde baskı ve saldırılar artıyor. Pek çok hakkı ellerinden alınan tutsaklar, bunu kabullenmeyeceklerini söyledi, duyarlılık çağrısında bulundu.

0
1

AKP/Saray rejimi, cezaevine koyarak da teslim alamadığı siyasi tutsaklara dönük baskılarını sürdürüyor.

Elazığ T Tipi Cezaevi’nde tutsaklar keyfi uygulamalarla karşı karşıya. Kimlik dayatmasını kabul etmeyen tutsakların birçok hakkı ellerinden alındı. Tutsaklar, gelen kargolarını alamıyor, avukat görüşüne veya telefon görüşüne çıkamıyor. Hastalanan tutsaklar ise revire götürülmüyor. Uzun süredir devam eden dayatmaya tepki gösteren tutsaklar, hücre ve disiplin cezalarıyla karşı karşıya kalıyor.

Tutsaklar taleplerini içeren dilekçeleri Adalet Bakanlığı’na gönderirken, üç kadın koğuşundan 10’ar tutsak uyarı açlık grevine başladı.

NELER YAŞADILAR?

Tutsaklardan ESP Genel Başkan Yardımcısı Fethiye Ok yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Kimlikleri daha önce görevliler taşıyordu. Son aylarda bizim taşımamızı istiyorlar. Biz de bunu kabul etmedik. Bu keyfi bir uygulama. Bu nedenle görüş haklarımız, savunma haklarımız gasp edildi. İki ayda bir olan açık görüşümüz yapılmadı. Bu duruma tepki gösterdik ve havalandırmanın kapandığı saatte içeri girmedik. Müdürle görüşmek istediğimizi, sorunlarımızın çözülmesini talep ettik. Gardiyan ordusuyla gelip bizleri darp ederek içeri koydular. Kadınlar saçlarından sürüklendi, kol ve bacakları morardı. Açılan disiplin soruşturmalarının çetelesini tutamıyoruz. Cezalarla yıldırmaya çalışıyorlar. Giysilerimizin birçoğunu hiçbir açıklama yapmadan topladılar. Kargolarımızı alamadığımız için kışlık kıyafetlerimiz yok. 12 kişi birkaç kazak ve hırka ile idare ediyoruz. Havalar soğuduğu için mağduriyetimiz de artıyor. Gürültü çıkarttığımız için metal kaşık ve tabaklarımızı alıp depoya koydular. İki haftadır kaşıksız ve tabaksızız.”

‘GERİLİM ÇIKINCA HÜCRE CEZASI DEVREYE GİRİYOR’

Ok, beş günlük hücre cezası için önce revire çıkarıldığını, hücreye alınırken ise cezaevi müdürüyle karşılaşması sırasında aralarında geçen diyaloğu da şöyle anlattı: “Yaşadıklarımızı anlattım. Keyfiliği kabul etmeyeceğimizi söyledim. ‘Kimliği taşımak zorundasınız’ dedi. Ben de buranın keyfi bir uygulama olduğunu söyledim. Kimliksiz koğuştan adım attırmıyorlar, söz konusu cezalar olunca hücreye veya revire götürüyorlar. Müdüre bunu da söyledim. Koğuşta gerilim çıkınca hemen benim hücre cezalarım devreye giriyor.”

Ok, baskıları kabul etmeyeceklerini söylerken, duyarlılık çağrısında da bulundu.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here