Kayıp yakınları: Nihat Aydoğan nerede?

İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 494’üncü haftasında bu kez 24 yıl önce gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu.

0
26

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınlarının, “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 494’üncüsü, Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eyleme, İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Raci Bilici, İHD Diyarbakır Şubesi yöneticileri, kayıp yakınları ve insan hakları aktivistleri katıldı.

Bu haftaki eylemde, 20 Kasım 1994’te gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Nihat Aydoğan’ın akıbeti soruldu.

‘FAİLLER HESAP VERECEK’

İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun, 1990’lı yıllarda kaybedilenlerin bulunması ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılarak faillerin yargılanması taleplerini tekrarlayarak, mücadelelerinin 494 haftadır devam ettiğini söyledi. Yargının geçmişle yüzleşmediğini ve faillerin cezalandırılmasına dönük herhangi bir adımın atılmadığını ifade eden Zeytun, “Yaşam hakkı savunucuları olarak her koşulda geçmişte yaşanan ağır insan haklarının araştırılıp, faillerin yargı önünde hesap vereceğini biliyoruz. Şu anki siyasi irade buna izin vermemekte. Ancak biz mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz” diye konuştu.

‘KIZININ DİLİ TUTULDU’

Ardından 1994 yılında gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın hikayesini İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Avukat Hasan Yalçın paylaştı.

Midyat İlçe Jandarma Karakolu’nda görevli asker ve korucuların 1994 yılının Kasım ayında sabah saat 05.00 sıralarında Nihat Aydoğan’ın evine baskın düzenlediklerini belirten Yalçın, “20-30 kişilik asker ve korucular eve girip Aydoğan’ı yataktan çıkarıp çocuklarının önünde darp ederek evden çıkardılar. Aydoğan’ın gözlerini ve ellerini bağlayıp, diz çöktürdüler. Askerlerin bu şiddeti karşısında Aydoğan’ın 12 yaşındaki kızının dili tutuldu” diye belirtti.

‘BENİ BIRAKTILAR, EVE GELECEĞİM’

Aydoğan’ın 15 gün boyunca Mardin Merkez Jandarma Komutanlığı’nda her türlü işkence ve insanlık dışı muameleye tabi tutulduğunu ifade eden Yalçın, devamında şunları söyledi: “15 gün sonra jandarmalar Aydoğan’a köy muhtarını arattırıp, ‘Beni bıraktılar, eve geleceğim’ dedirtirler. Ancak bu telefondan sonra kendisinden bir daha haber alınamaz. Eşinden haber alamayan Halime Aydoğan, Mardin Jandarma Merkez Komutanlığı’na gidip eşini sorunca, ‘Biz senin eşini serbest bıraktık, dağa çıkmıştır, onu git dağda ara’ cevabını alır. Halime Aydoğan, son çare olarak eşinin akıbetini ortaya çıkartmak için Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı olarak başvuruda bulunur. Fakat savcılıktan da bir sonuç elde edemez.”

24 YILDIR HABER ALINAMIYOR

Köy halkının askerlerden çekindikleri için Halime Aydoğan ve küçük çocuklarına yardımcı olmadıklarına belirten Yalçın, “Tam aksine belli bir süre sonra köylüler, Halime Aydoğan’a çocuklarıyla birlikte köyden çıkması gerektiğini, aksi takdirde eşiyle aynı akıbete uğrayabileceğini söylerler. Bu açıklamadan sonra Halime Aydoğan, çocukları ile birlikte İstanbul’daki akrabalarının yanına yerleşir. Ancak eşi Nihat Aydoğan’ı da aramaktan vazgeçmez. Aydoğan, gözaltında kaybedildiğinde 32 yaşındaydı. Kaybedilmesinin üzerinden 24 yıl geçiyor ve hala kendisinden bir haber alınabilmiş değil” dedi.

 Eylem, yapılan açıklama sonrası 5 dakikalık oturma eylemi ile sona erdi.

 

Bir Cevap Yazın