Silivri’de tutsaklara falaka

Silivri 9 No’lu Cezaevi’ndeki tutsaklardan 18 yaşındaki Umut Gündüz Altun ve hücre arkadaşları falakaya yatırıldı, sopa kırılana kadar dövüldü.

0
72

Tek tip elbise dayatmasının gündemde olduğu Türkiye cezaevlerinde, 1980’li yılların en sık kullanılan işkence yöntemi olan falaka da uygulanıyor. Ayfer Altun, Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde tutuklu bulunan 18 yaşındaki oğlu Umut Gündüz Altun ve hücre arkadaşlarının gardiyanlar tarafından falakaya yatırıldığını söyledi.

Hak ihlallerinde ve insanlık dışı uygulamalarda sınır tanımayan Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde siyasi tutsaklar Umut Gündüz Altun ve Hasan Farsak’ın gardiyanlar tarafından falakaya yatırıldığı ortaya çıktı. Oğlu Umut’un tabi tutulduğu işkenceyi, 28 Aralık’ta gittiği açık görüşte öğrenen anne Ayfer Altun feryat etti.

YÜRÜMEKTE ZORLUK ÇEKİYORDU

ANF’ye konuşan Altun, şunları paylaştı: “Onu gördüğümde yürümekte zorluk çekiyordu. Ne olduğunu sorduğumda, 3 kişi kaldıkları hücreyi basan gardiyanlar tarafından darp edilip, falakaya yatırıldıklarını anlattı. Şok oldum. Olayı detaylarıyla öğrenmek istediğimde, 22 Aralık’ta saat 16.00 civarlarında hücrenin yaklaşık 20 gardiyan tarafından basıldığını, yerlerde sürüklenerek havalandırmadan kameranın bulunmadığı hücreye sokulduğunu, 6-7 gardiyanın üzerine oturduğunu, diğer ikisinin ise ayakkabılarını çıkartıp paspasın sopasıyla ayak tabanlarına vurmaya başladığını anlattı. Sopa kırılana kadar Umut’u darp etmişler. Buna karşı çıkan hücre arkadaşı Hasan Farsak ve Şerif Turunç’un da işkence gördüğünü; Farsak’ın kendisi gibi falakaya yatırılırken Turunç’un ise hastanelik edilene kadar darp edildiğini söyledi. Kafasına ve boynuna ağır darbeler alan Şerif Turunç’un kan kustuğunu ve hastaneye kaldırıldığını söyledi.”

FALAKADAN SONRA SÜNGERLİ ODA

Falaka yetmezmiş gibi oğlunun daha sonra yaralı bir şekilde süngerli odaya atıldığını söyleyen Altun, Umut’un ve Hasan Farsak’ın 5 saat ters kelepçeli bir şekilde odada tutulurken, gardiyanların diğer hücreleri basıp siyasi tutsakları darp ettiklerini dile getirdi. Konu hakkında diğer ailelerle Silivri Cumhuriyet Başsavcısı’na suç duyurusunda bulunan anne Altun, gardiyanların cezalandırılmasını istedi. Oğlunun henüz 17 yaşında üniversite sınavlarına hazırlanırken gözaltına alınıp tutuklandığını kaydeden Altun, bir senedir süren bu hukuksuzluk yetmezmiş gibi çocuğunun şimdi de işkenceye tabi tutulduğunu vurguladı.

ÇOCUĞUMA NE YAZABİLİRİM?

Silivri 9 No’lu Cezaevi idaresinin kitaplar bir yana aileler tarafından gönderilen mektupları dahi tutsaklara vermediğini belirten Altun, “Ben bir anneyim, çocuğuma ne yazabilirim ki? En fazla oğlum seni seviyorum, kendine iyi bak, derim. Bu ifadelere bile tahammülleri yok. Çocuğuma kitap, ‘Leman’ gibi mizah dergileri götürüyorum, onu da almıyorlar. Hatta karikatür çizim tekniklerinin öğretildiği kitabı dahi sorun yapıyorlar, çocuğuma vermiyorlar. OHAL bahane edilerek üniversite sınavlarına girmesi engelleniyor. Yani siyasi mahpuslara her şeyi yasaklıyorlar” diye konuştu.

ÇOCUKLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ KALMADI

Tek tip elbise dayatmasının da gündeme gelmesiyle endişelerinin katlandığını, uyku uyuyamaz hale geldiğini ifade eden Altun “Çok korkuyorum. Cezaevlerinden her an kötü bir haber gelecek endişesiyle artık uyuyamıyorum” dedi.

Siyasi tutsakların tek tip elbise dayatmasını kesinlikle kabul etmeyeceklerini de aktaran Altun, oğlu dahil konuştuğu tüm tutsakların verdiği “Kefen giyeriz de tek tip elbise giymeyiz” mesajını paylaştı. Çocuklarının artık can güvenliği kalmadığına dikkat çeken anne Altun, son olarak şunların altını çizdi: “Çocuklarımız sahipsiz değil. Benim bir oğlum var, başka çocuğum yok. O kadar yetiştirmişim, emek vermişim, büyütmüşüm. Biz bu işkencelere izin vermeyeceğiz; her koşulda onların sesi olacağız.”

//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Bir Cevap Yazın