Gazeteci Taşkın’ın gerekçeli kararı: Öç alma belgesi

Rehin tutulan Gazeteci Seda Taşkın'la ilgili yazılan kararda, somut hiçbir gerekçe yer almadı.

0
19

Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde 20 Ocak 2018’den bu yana tutuklu bulunan ve 10 Ekim’de Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen karar duruşmasında toplam 6 ay hapis cezası alan MA muhabiri Seda Taşkın’ın dosyasının gerekçeli kararı yazıldı. Yazılan nihai kararda Taşkın’ın ceza almasına zemin gösterilen gerekçeler dikkat çekerken, dosyanın ve kararın polisin gözaltında hazırladığı fezlekenin kopyası olduğu anlaşıldı.

44 sayfalık gerekçeli kararın 22 sayfası KCK, PKK, YPG, KJK ve Komalên Ciwan yapılanmalarının tarihi gelişiminden oluşuyor. Mahkeme ve dolayısıyla fezlekeyi hazırlayan Muş Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube, Taşkın’ın yaptığı haberleri ve sosyal medya paylaşımlarını kendilerinin bile dosyada ilişki kuramadıkları ‘delil’lere dayandırmaya çalışmış. Özellikle Taşkın’ın kimlik ismi olmayan ve ailesi başta olmak üzere tüm çevresi tarafından bilindiği ‘Seda’ ismini, halen ‘kod isim’ olarak değerlendirmeleri dikkat çekici. Çünkü Taşkın’ın karar duruşmasında mahkeme başkanı da Taşkın’a Seda diye hitap etmiş, avukatların “Bakın, siz de Seda diye hitap ettiniz” tepkilerine karşılık, “Bizim zaten isim meselesiyle ilgili bir sorunumuz yok. Biz onun adının Seda olduğuna iknayız” demişti. Oysa aynı heyetin başkanı, nüfus cüzdanında adı Seher olan Taşkın’ın çevresi tarafından hangi isimle tanındığına dair belgelerin mahkemeye sunulması için mahkemeyi iki celse uzatmıştı.

MİT’İN FAALİYETLERİ ÇARPITILARAK YANSITILDI

Yazılan gerekçeli kararda bir diğer dikkat çekici nokta ise, MİT’in ’90’lı yıllarda provokasyon amaçlı Kürdistan’da işlediği ve “PKK yaptı” diyerek lanse ettiği katliamlar ve eylemler. 2011 yılında Özel Harekat Polisi Ayhan Çarkın, ’90’lı yıllarda Kürdistan’da görev yaptığını ve söz konusu faaliyetleri kendilerinin yaptıklarına dair itiraflarda bulunmuştu.

Oysa Ayhan Çarkın, kararda yer alan olaylarla ilgili, “Pınarcık köyü katliamı başta olmak üzere pek çok katliamı PKK örgütü değil JİTEM tarafından gerçekleştirildi. Başbağlar, Pınarcık, Perpa, Çiftehavuzlar, Gazi Mahallesi, Bolu-Sapanca-Düzce üçgeni ve daha pek çok katliamda yer aldım” demişti. Kararda, Pınarcık köyünde JİTEM’in 1987 yılında işlediği katliamı, PKK’nin 1985’te Van’da işlediği belirtilmiş.

‘ÖRGÜT ÜYESİ’ OLARAK YARGILANDI AMA…

Yine en önemli noktalardan biri, Taşkın’ın “Örgüt üyeliğinden yargılandığı” halde, üyelikten ceza almaması. Taşkın’a “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmekten” ceza verildi.

HUKUKSUZLUK VE ÖÇ ALMA

Kararda birçok eylemden söz ediliyor ama Taşkın ile herhangi bir bağı kurulamıyor. Buna rağmen bu ifadelerin kararda yer alması, metnin öç alma saikiyle hazırlandığını gösteriyor.

Taşkın’ın avukatları, gerekçeli kararın yazılmasının ardından istinaf yoluna başvurmak için hazırlanıyorlar.

Bir Cevap Yazın