Kök: Anıtların yıkılmasındaki amaç Kürtlerin belleğini silmek

DBP'li belediyelerin gaspçılarının anıtları yıkılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan yazar Nazım Kök, "Devletin amacı Kürt halkının belleğini silmek" dedi.

0
40

AKP hükümeti tarafından gasp edilen DBP’li belediye işgalcileri Kürtçe tabelaların ardından şimdi de Kürt halkı için değer teşkil eden anıt ve heykelleri yıkıyor. Anıt ve heykellerin yıkılmasına ilişkin ANF’ye konuşan araştırmacı, siyasetçi, yazar Nazım Kök, devletin amacının Kürt halkının belleğini silmek olduğunu söyledi.

Kürdistan topraklarında daima istilacı, sömürgeci ve inkarcı bir sistemin var olduğunu söyleyen Kök, “Kürtler de sömürgeci ve inkarcı sisteme karşı kimlikleri için mücadele vermişlerdir. Sistemler de öyle ki Kürt halkının bu haklı ve onurlu mücadelesine karşı katliamlar, sürgünler, tutuklamalar gerçekleştirdi. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana da Şeyh Sait, Sait Rıza, Geliyê Zilan gibi ve buna benzer durumlar yaşatılmıştır. Bu yaşatılanlar Kürt halkında kuşkusuz bir uyanmayı, anlamayı ve beraberinde de mücadele vermeyi daha çok güçlendirmiştir” diye konuştu.

90’lı yıllarda Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin Kürt halkında yarattığı etki karşısında devletin tekrar katliamlara yöneldiğini hatırlatan Kök, “Örneğin Şırnak, Cizre ve Nusaybin gibi Kürt şehirlerinde, Kürtlerin direniş bayramı olarak kabul gördüğü tarihi Newroz Bayramı’nda katliamlar gerçekleştirilmiştir. Tüm bunlar Kürt halkının kimliğini inkar etme ve Kürtlerin varlığına olan tahammülsüzlükten dolayı gelişen bir tutum olmuştur’’ dedi.

NEWROZ ANITI’NI YIKIP SAAT KULESİ DİKTİLER

Mardin’in Nusaybin ilçesinde, 1992 Newroz Bayramı kutlamaları sırasında devlet güçleri tarafından açılan ateş sonucu onlarca kişinin hayatını kaybettiği dönemin tanığı olan Kök, Newroz anıtı ve Kürdistan’ın diğer illerinde belediye gaspçıları tarafından yıkılan anıtlara ilişkin şunları belirtti: “Nusaybin’de de 1992 Newroz Bayramı’ndaki halkın özgürlük direnişine dair devletin gerçekleştirdiği katliama şahit olduk. O gün Newroz Bayramı kutlamasında, panzerlerle siviller ezildi, gerçek mermilerle onlarca sivil insan katledildi.

2013 yılında dönemin belediye başkanı Ayşe Gökkan tarafından 92 Newroz’unda katledilen insanları temsil eden sembolik bir anıt yapıldı. Nusaybin Belediyesi’ne atanan kayyum, 92 Newroz’unda öldürülen 16 kişinin anısına yapılan bu Newroz Anıtı’nı yıktı ve anıtın yerine saat kulesi dikti. Kızıltepe’deki Uğur Kaymaz büstü, Amed Rojava Parkı’ndaki Roboski Anıtı ve Şeyh Said büstü, Cizre’deki Kürt siyasetçi Orhan Doğan anıtı ve bunların ötesinde Efrîn’de yıkılan Kawa heykeli de hatırladıklarım arasındadır. Tüm bu yıkımlar Kürt halkına olan tahammülsüzlüğün dışında belleklerini silme ve tarihi simgeleri de yok etme girişimidir.”

NUSAYBİN HALKI BASKILARA RAĞMEN SEÇİMLERDE DURUŞUNU GÖSTERDİ

“Türk devletinin bu tür girişimleri Kürt halkına olan fobisinin, Kürt kimliğine olan nefretinin ve tahammülsüzlüğün göstergesidir” diyen Kök, devletinin asıl amacının Kürt halkına düşmanlık etmek olduğunu vurguladı. Kürdistan’da küçük çocukların bile kültürünün, tarihinin ve Kürt halkının mücadelesinin bilincinde büyüdüğüne dikkat çeken Kök son olarak şunları kaydetti: “Kürt halkı artık tüm baskılara, dayatmalara rağmen her şeyin bilincinde bir şekilde soluk alıp veriyor. Evet, belki günümüzde halkın tepkileri biraz sessizmiş görülüyor ancak bu Kürt halkının korktuğu veya bazı şeyleri kabul ettiği anlamına gelmiyor, daha çok olgunlaşmış bir anlayış ve tutarlı ve net bir duruşu geliştirmiştir.

Nusaybin halkının son 3 yıl içerisinde devlet tarafından gördüğü acılara, baskılara rağmen seçimlerdeki net, kararlı ve dik duruşunu örnek olarak görebiliriz. Yani Kürt halkı bu saatten sonra ne unutur ne korkar ne de sessiz kalır. Sadece demokratik bir şekilde dışa vuracağı anı, zamanı ve mekanı iyi bildiğinden bekler. Çünkü Kürt halkı özgürlük, demokrasi isteyen politik bir kimliğe çoktan bürünmüştür ve kimliğinin, dilinin ve tarihinin bilincinde daha sıkı birbirine kilitlenmiş, örgütlenmiştir.”

Bir Cevap Yazın